Bir 28 Nisan gününde daha, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na çağrımızı tekrarlıyoruz. 28 Nisan İş Cinayetlerinde Kaybettiğimiz İşçileri Anma ve Yas Günü olarak ilan edilmelidir.
26.04.2018
28 NİSAN “İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybeden İşçileri Anma ve Yas Günü” İLAN EDİLSİN!
İş cinayetleri hız kesmiyor. Her gün ortalama 6-7 işçi tamamı önlenebilir olan kazalarda alınmayan önlemler nedeniyle hayatını kaybediyor. Sermayenin kar hırsı işçileri öldürüyor. İşçi ölümlerine dikkat çekmek, iş cinayetlerinde ölenleri anmak ve iş cinayetlerinin durdurulması için 28 Nisan, Dünya’nın pek çok ülkesinde “İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybeden İşçileri Anma ve Yas Günü” olarak kabul edilmiştir. Bugün pek çok ülkede, çeşitli sendikalar ve üyesi olduğumuz uluslararası konfederasyon Küresel Sanayi İşçileri Sendikası (Industriall) tarafından iş cinayetlerine dikkat çekmek için etkinlikler yapılıyor.
Oysa her gün 6-7 işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiği ülkemizde, 28 Nisan resmi olarak “Anma ve Yas Günü” olarak kabul edilmiyor. 28 Nisan’ın “ Anma ve Yas” günü olarak ilan edilmesi, ölen işçilerin anılması ve kalan işçiler için sağlıklı ve güvenlikli çalışma ortamlarının yaratılmasının bilince çıkarılması için önemlidir. Devlet kademelerinden başlayarak, işverenlerden kamuoyuna iş cinayetlerinin durdurulması ve farkındalığın oluşması için duyarlılığın önemli bir ifadesidir.
Ayrıca, iş cinayetlerinde hayatını kaybedenleri anmak, aileleri ile dayanışma içinde olmak, acılarına ortak olmak vicdani bir sorumluktur.
Çalışma şartları öldürüyor ya da hasta ediyor!
ILO verilerine göre; Dünya’da her 15 saniyede 1 işçi, iş cinayetlerinde hayatını kaybediyor. Her yıl 2 milyon fazla işçi meslek hastalığı ve iş kazaları sonucu hayatını kaybediyor.
Ülkemizde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin verilerine göre; 2017 yılında 2006 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. 2018 yılının ilk 3 ayında ölen işçi sayısı en az 386’ya ulaştı. 2002-2017 yılları arasında en az 22 bin işçi hayatını kaybetti.
İşyerlerinde alınmayan önlemler, işçi sağlığına yapılacak yatırımı maliyet gözüyle bakan patron zihniyeti, kar hırsı, artan üretim baskısı, esnekleşen ve kuralsız hale gelen çalışma koşulları işçilerin sağlığını bozuyor, iş cinayetlerini ortaya çıkarıyor.
Biliyoruz ki, istihdamın değişen yüzü taşeron çalışma, kiralık işçilik, gibi giderek yaygınlaşan esnek çalışma biçimleri, sağlık ve güvenlik önlemlerini esnekleştiriyor. Esnekleşen çalışma koşulları, uzayan çalışma saatleri iş kazalarına, iş cinayetlerinin kaçınılmaz hale gelmesi demektir. Mevcut sistem meslek hastalıkları, takipsizlik tespit sürecindeki zorluklar yüzünden ortaya çıkartılmıyor.
Davutpaşa, Soma, Ermenek ve Torunlar katliamları toplum vicdanında ve hafızasında kapatılmayacak yaralar açtı. İş cinayetlerinin gerçek sorumluları hak ettikleri cezaları almıyor, davalarda işverenlerin sorumluluğu örtbas ediliyor.
Bir 28 Nisan gününde daha, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na çağrımızı tekrarlıyoruz. 28 Nisan İş Cinayetlerinde Kaybettiğimiz İşçileri Anma ve Yas Günü olarak ilan edilmelidir.
İş cinayetlerinin ve meslek hastalıklarının önlenmesi için;
- Sendikal örgütlenmenin ve özgürlüklerin önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır. İSİG alanının işçi sınıfının temel mücadele alanlarından biri olarak ele alınmalıdır.
- Kiralık işçilik, taşeron ve diğer güvencesiz çalışma biçimlerinin ortadan kaldırılmalı, insan onuruna yaraşır işler için mücadelenin zemini güçlendirilmelidir.
- İşçi sağlığı ve iş güvenliği alanının piyasanın kar döngüsünün bir parçası yapılmasına karşı denetimler açısından özerk ve demokratik bir yapının sendikalar, meslek oda ve birlikleri ve üniversiteler ile oluşturulması sağlanmalıdır.
- Sağlık ve güvenlik alanına yönelik cezalar caydırıcı nitelikte olmalıdır.
- İş kazaları ve meslek hastalıkları, kayıtdışı ile mücadelenin ayrılmaz bir parçası olarak ele alınmalıdır.
- Meslek hastalıklarının tespitine yönelik prosedür sadeleşmesi ve kısaltılması hedeflenmelidir
BİRLEŞİK METAL-İŞ
Genel Yönetim Kurulu