Kıdem Tazminatımızı Gasp Ettirmeyeceğiz


12.04.2019

Kıdem Tazminatımızı Gasp Ettirmeyeceğiz

 

Daha seçimlerin tozu dumanı ortadan kalkmadan yurttaşların iradesi hiçe sayılarak açıklanan yeni ekonomik programdan anlaşıldığı üzere AKP Yönetimi gözünü her zaman ki gibi çalışanlara, elini de işçinin, emekçinin cebine atmış bulunuyor.

  • 83 yıllık kazanımımız olan kıdem tazminatımızı elimizden almak istiyorlar. Emekçiler için yıllardır kâbusa dönen fonlar ÅŸimdi yeniden kıdem tazminatı olarak karşımıza çıkarılıyor.
  • Dedikleri gibi Kıdem Tazminatı Fonu ile Zorunlu Bireysel Emeklilik Fonu birlikte ele alınıp düzenlenirse işçilerin maaÅŸları düşecek, iÅŸsizler ise tazminat alamayacak demektir.
  • Çalışanlar olarak, Zorunlu Tasarruf Fonu, Konut Edindirme Fonu gibi fonlardan aldığımız büyük yaraların ve gördüğümüz zararların ardından yine bizim paralarımızla kurulan İşsizlik Fonu da hükümetlerin ve sermayenin gizli kasası haline getirildi. Yetmedi, Zorunlu Bireysel Emeklilik Sigortası (BES) adı altında yeni kesintilerle kendilerine yeni kaynaklar yaratmak istediler. Çalışanlardan bekledikleri ilgiyi görmeyince de ÅŸimdi bu zorunlu sistemden çıkmayı imkansız hale getirmek istiyorlar.
  • ÖzelleÅŸtirme adı altında peÅŸkeÅŸ çekilen kamu mal iÅŸletmelerinden elde ettikleri gelirleri har vurup harman savurdular. Kaynaklar kuruyunca da ülkeyi büyük bir ekonomik krizin eÅŸiÄŸine getirenler ne yazık ki krizin bedelini her zaman olduÄŸu gibi işçilere ödetmeye çalışıyorlar.
  • Hayat pahalılığı ile bunalan emekçiler, tam anlamıyla bir kuru soÄŸana muhtaç hale gelirken ve yüzde 13’leri aÅŸan iÅŸsizlik tehdidi ile karşı karşıyayken en önemli güvencemiz olan kıdem tazminatlarımız elimizden alınmak isteniyor.
  • İşsizlik fonundan işçiler-iÅŸsizlerden baÅŸka herkesin yararlandığı ortadayken ÅŸimdi elimizde kalan en önemli haklarımızdan biri olan kıdem tazminatlarımızın fon adı altında birilerine peÅŸkeÅŸ çekilmesine göz yumamayız.
  • Kıdem tazminatımız iÅŸ güvencemizdir. İşverenlerin, işçileri iÅŸten çıkarma kararı vermesinde yaÅŸadığı caydırıcı bir düzenlemedir. İşçinin çalışma hayatı ve sonrasında güveneceÄŸi en önemli haktır.
  • Åžu andaki yasal düzenlemeyle kıdem tazminatı almamızı saÄŸlayan bütün ÅŸartlar ortadan kaldırılarak işçilerin kaderlerinin, iÅŸverenlerin iki dudağı arasına bırakılması söz konusudur. Bu düzenleme yeni işçi kıyımlarına ve iÅŸsizliÄŸin hızla artmasına yol açacaktır.
  • Çünkü bu fonla birlikte iÅŸveren çıkardığı işçiye tazminat ödemeyecektir. İşten çıkartılan işçiler ancak 15 yılı tamamladıktan sonra ve hak ettiÄŸi tazminatın sadece yarısına karşılık gelen miktarı alabilecektir. Kıdem tazminatlarının tamamını alabilmek için emekli olmak veya 56 yaşını beklemek zorunda kalacaklardır. Tabii eÄŸer primleri fona yatırıldıysa. DiÄŸer yandan bu miktarın ÅŸimdiki tazminatlarının ancak üçte biri oranında olacağını da belirtmeliyiz.
  • Kısacası tazminatlarımızı iÅŸten çıkınca deÄŸil en erken 15 yıl sonra, bugünkünden çok daha az miktarda ve fonun izin verdiÄŸi kadarıyla alabileceÄŸiz. Bu fondan yararlanabileceÄŸimize dair devlet dahi güvence veremezken, biz emekçilerin bu giriÅŸimi onaylamamızı beklemek ham bir hayalden ibarettir.
  • Görüldüğü gibi AKP iktidarı kıdem tazminatını vermeyi deÄŸil kendisine yeni bir kasa oluÅŸturmak derdindedir.
  • Amaçları Hazine’nin elini rahatlatmak, İşsizlik Sigortası Fonu ve yeni kurulan Zorunlu Bireysel Emeklilik Fonunun yanı sıra kıdem tazminatı fonunda biriken paraları da Hazine’ye aktarmaktır. Çünkü bu fonda biriken paraların en az yüzde 40’ı Hazine’nin borçlanma kâğıtlarında deÄŸerlendirilerek Hazineye işçilerin cebinden bir kez daha kaynak aktarılacaktır.
  • Böyle bir haksızlık karşında sessiz kalamayız, bu zorbalığa göz yumamayız.
  • On yıllar önce işçilerin verdiÄŸi büyük mücadelelerle elde edilen bu hakkı korumak ÅŸimdi bizim için bir namus borcudur.
  • Kıdem tazminatlarımız çalışma hayatında çocuklarımıza bırakacağımız mirastır.
  • Yıllardan beri dile getirdikleri kıdem tazminatlarımızı fona devretme giriÅŸimlerini ÅŸiddetle ret ediyoruz.

Biz emekçiler, üretenler demokrasinin sandık başına giderek oy vermekten ibaret olmadığını biliyoruz. Asıl işimiz şimdi başlıyor. Seçimden önce türlü vaatlerle oy peşinde koşanların, hemen ertesi günlerde gözlerini emekçilerin haklarına diktiklerini de görüyoruz. DİSK/Birleşik Metal-İş Sendikası olarak emekçilerin alınterlerini, birikmiş emeklerini hedef alan bu gasp girişiminin karşısında olacağımızı herkesin çok iyi bilmesini istiyoruz.

 

BİRLEŞİK METAL-İŞ
Genel Yönetim Kurulu