YanMenu

31
Tem

Basın açıklaması

ITUC Avrupa Bölge Sorumlusu Anton Leppik, grev haklarına sahip çıkan metal işçilerinin yanında olduklarını vurguladı.


Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) öncülüğünde İstanbul’da düzenlenen ‘Kayıt Dışılığın Ele Alınması ve Kayıtlılığa Geçişin Teşvik Edilmesine Yönelik Yenilikçi Yaklaşımlar’ konulu Avrupa ve Orta Asya Bölgesel Bilgi Paylaşımı Üçlü Forumu bugün (18 Aralık Çarşamba) başladı.

Açılış oturumunda konuşan Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) Avrupa Bölge Örgütü (PERC) Genel Sekreteri Anton Leppik, sendikamız Birleşik Metal-İş üyesi metal işçilerinin grevinin yasaklanmasına tepki gösterdi. Bu yasaklamanın ilk olmadığına dikkat çeken Leppik, Türkiye’de sistematik şekilde kısıtlanan grev hakkının uluslararası ILO sözleşmeleriyle güvence altına alınmış temel ve evrensel bir hak olduğunu belirtti.

DİSK ve KESK üye ve yöneticilerinin gizli ve şeffaf olmayan bir süreç işletilerek tutuklanmasının Türkiye’deki sendikal hak ve özgürlükler açısından çok kaygı verici olduğunu da belirten Leppic, forumun ardından DİSK Genel Merkezi’nde grevlerimizle dayanışmak için düzenlenen basın toplantısına da katıldı. Leppic, bu toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin dünya genelinde işçi haklarının en çok ihlal edildiği 10 ülke arasında olduğunu hatırlatarak, grev yasaklarına ve sendikacı tutuklamalarına karşı dayanışma duygularını iletti.

 

Dünya genelinde 169 ülkeden 191 milyon işçiyi temsil eden Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun (ITUC) Genel Sekreteri Luc Triangle, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a bir mektup yazarak, metal işçilerinin grevinin ertelenmesi nedeniyle duydukları endişeyi dile getirdi; "Grev hakkını koruma yönünde bir irade göstermenizi bekliyoruz" dedi.

Mektup şu şekilde:

“Sayın Bakan,

Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) olarak, işçi haklarının korunması ve sendikal özgürlüklerin savunulması konusundaki kararlılığımızı ifade ederek, Türkiye’de metal işkolunda devam eden grevle ilgili kaygılarımızı dile getirmek amacıyla size yazıyoruz.

Türkiye’de geçmiş yıllarda yaşanan grev ertelemeleri, işçi haklarının kullanımını ciddi şekilde sınırlandırmış ve grev hakkının kullanımına yönelik güveni zedelemiştir. Geçmiş deneyimlerden yola çıkarak, metal işkolundaki mevcut grevin de ertelenmesinden dolayı büyük bir kaygı taşıyoruz.

Türkiye’nin taraf olduğu Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmeleri ve diğer uluslararası normlar, grev hakkını işçilerin temel bir demokratik hakkı olarak tanımlamaktadır. Grev hakkının kısıtlanması veya ertelenmesi, yalnızca bu hakkın zayıflamasına neden olmakla kalmayacak, aynı zamanda sosyal diyalog ve iş barışını da ciddi şekilde zedeleyecektir.

Geçmişte ILO Standartlarının Uygulanması Uzmanlar Komitesi, çeşitli kereler Türkiye’deki grev ertelemelerini eleştirmiş, en son 2023 yılındaki raporunda ise, “Komite, grevlerin kelimenin tam anlamıyla yalnızca temel hizmetlerde, devlet adına yetki kullanan kamu hizmetlileri için veya ağır ulusal kriz durumlarında askıya alınabileceğini” hatırlatarak, hükümetin, 6356 sayılı Kanun’un 63ncü maddesi ve 678 sayılı KHK’nın uygulanmasında yukarıdaki ilkelerin göz önüne alınmasını sağlamasını talep etmiştir.

Türkiye Anayasa Mahkemesi de Birleşik Metal-İş Sendikası’nın 2015 yılında ertelenen kararıyla ilgili verdiği  20/7/2018 tarihli ve 30484 sayılı kararında; “grevin ertelenmesine ilişkin derece mahkemelerinin kararlarında ortaya konan gerekçelerin ilgili ve yeterli olmadığı sonucuna varıldığından Anayasa’nın 51. maddesinde güvence altına alınan sendika hakkının ihlal edildiğine” karar vermiş ve 50.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetmiştir.

Metal işkolundaki işçilerin haklarını savunma mücadelesi, yalnızca kendi çalışma koşullarını iyileştirmekle kalmayıp, Türkiye’de sendikal özgürlüklerin daha sağlam temeller üzerine inşa edilmesine de katkıda bulunacaktır. Bu süreçte grevin ertelenmesi, işçilerin haklı taleplerinin göz ardı edilmesi olarak algılanacaktır.

Bakanlığınızın bu süreçte grev hakkını koruma yönünde bir irade göstermesi ve taraflar arasında yapıcı bir diyalog ortamı oluşturulmasını teşvik etmesi, Türkiye’nin uluslararası yükümlülükleri ve demokratik değerlerine olan bağlılığının bir göstergesi olacaktır.

ITUC olarak, grev hakkının tam anlamıyla korunmasını talep ediyoruz. Bu yöndeki bir adım, Türkiye’nin çalışma yaşamında uzlaşı ve adaletin tesisi açısından büyük önem taşıyacaktır.

Saygılarımızla,

Luc Triangle

ITUC Genel Sekreteri"

 

Konfederasyonumuz DİSK, sendikamızın grevlerinin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yasaklanmaya çalışılmasına ilişkin bugün (18 Aralık Çarşamba) DİSK Genel Merkezi’nde bir basın toplantısı düzenledi.

Toplantıya DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, aralarında DİSK Genel Başkan Yardımcısı ve sendikamızın Genel Başkanı Özkan Atar'ın da olduğu DİSK Yönetim Kurulu üyeleri, Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) Avrupa Bölge Örgütü (PERC) Genel Sekreteri Anton Leppik ve İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Ahmet Ergin de katıldı.

‘Metal işçileriyle dayanışmayı büyütelim’

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, şunları söyledi:

"Metal işçisi kardeşlerimizin mücadelesi, sadece onların ekmeklerini değil, hepimizin geleceğini ilgilendirmektedir. Onların grev iradelerine sahip çıkmaları, memleketin geleceğine sahip çıkmaları anlamına gelmektedir.

Metal işçilerinin, Birleşik Metal-İş Sendikamızın anayasal haklarına sahip çıkma iradesini selamlıyor; sadece kendi haklarına değil, hukukun üstünlüğüne de sahip çıkan metal işçileriyle ve sendikamızla dayanışmayı hep birlikte büyütme çağrısı yapıyoruz.”

ITUC PERC Genel Sekreteri Anton Leppik, Türkiye'nin dünya genelinde işçi haklarının en çok ihlal edildiği 10 ülke arasında olduğunu hatırlatarak grev yasaklarına ve sendikacı tutuklamalarına karşı dayanışma duygularını iletti.

‘Tek bir metal işçisini teslim alamazsınız!’

Genel Başkanımız Özkan Atar ise şunları kaydetti:

 “Grev ertelemesi adı altındaki yasağın ardından 14 Aralık sabahı Genel Yönetim Kurulu olarak yaptığımız açıklamada, hakka ve hukuka uygun olmayan, Anayasa’ya, Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırı, gayrimeşru grev yasağını tanımayacağımızı ifade etmiştik.

4 Aralık’ta Hitachi’nin 4 fabrikasında greve çıkan 500 üyemiz 15’inci gününde, 13 Aralık’ta greve çıkan GE Grid Solutions fabrikasında 600 üyemiz ve Schneider Elektrik’e bağlı Çayırova ve Manisa fabrikalarında 500 üyemiz 6’ncı günlerinde grevlerini kararlılıkla sürdürüyorlar.

Herhangi bir gelişme olmadığı takdirde yarın sabah itibarıyla Balıkesir Gönen’deki Arıtaş Kriyojenik işyerinde üyelerimiz grev pankartını asacaklar. 25 Aralık’ta da Gebze’deki Green Transfo işyerinden üyelerimiz, yine o güne kadar herhangi bir anlaşma olmadığı takdirde greve başlayacak.

MESS, işyerlerinin yönetimlerine talimat vererek grevdeki üyelerimize işbaşı yapmaları, grevlerini terk etmeleri yönünde sms’ler yolluyor, onları teslim almaya çalışıyor. Buradan bir kez daha ifade ediyoruz: Metal işçileri, Anayasa’dan ve yasal haklarından aldıkları güçle; birbirlerine, sendikalarına, konfederasyonlarına ve emekten yana olan tüm dostlarına duydukları inanç ve güvenle grevlerine başladılar. Ancak ve ancak onların kabul edebileceği adil bir sözleşme imzalanıncaya kadar da grevlerine devam edecekler.

Bir kez daha ifade ediyoruz: Bir tane metal işçisini teslim alamazsınız! DİSK’in, sendikamız Birleşik Metal-İş’in örgütlü olduğu fabrikalar işçi sınıfının birer kalesidir, kalelerimizden tek bir çivi sökemeyecekler! Topyekûn mücadelemizi vereceğiz ve kazanan biz olacağız!”

Toplantı, “Asla teslim olmayacağız!”, “Grev haktır, engellenemez!” sloganlarıyla son buldu.

Sınıf Araştırmaları Merkezimiz BİSAM, Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması Kasım 2024 Dönem Raporu'nu açıkladı. Buna göre, dört kişilik bir aile için açlık sınırı 21 bin liraya ulaşırken yoksulluk sınırı 72 bin 500 lirayı geçti! Asgari ücret açlık sınırı karşısında erimeye devam ediyor!

 

 

TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) harcama gruplarına göre endeks rakamları, 2003 yıllı madde fiyatları ile İstanbul Halk Ekmek, zincir market cari ay internet fiyatları ve BİSAM Beslenme Kalıbı üzerinden yapılan hesaplamaya göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı Kasım 2024 için 20 bin 967 liradır. Bu harcama tutarı sadece gıda için yapılması gereken minimum tutardır. Açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre ise yoksulluk sınırı 72 bin 524 lira olarak gerçekleşmiştir.

Sağlıklı ve dengeli beslenmek için her aile ferdinin alması gereken kalori miktarı farklılık göstermektedir. Yetişkin bir erkeğin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için tüketmesi gereken gıdaların aylık karşılığı 5.866 liradır. Bu değer yetişkin bir kadın için 5.594, 15-18 yaş bir genç için 5.825, 4-6 yaş arası bir çocuk için 3.682 liradır. Sağlıklı bir biçimde beslenmenin toplam aile bütçesine maliyeti ise 20 bin 967 lira olarak tespit edilmiştir. Bu tutar söz konusu ailenin sadece gıda için yapması gereken zorunlu harcama tutardır. Eğitim, sağlık, barınma, eğlence, ısınma, ulaşım gibi giderler ile birlikte bir ailenin yapması gereken harcama tutarı 72 bin 524 liraya ulaşmaktadır.

Tek başına yaşayan bir kişinin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için yapması gereken mutfak harcamaları ile yaşamını idame ettirmek için yapması gereken barınma, ulaşım, eğitim, sağlık vb. harcamalarının toplam tutarı ise en az 33.807 lira olmalıdır. Buna göre tek başına yaşayan bir kişi için yoksulluk sınırı 33.807 lira olarak tespit edilmiştir.

Günlük harcamalarda Kasım 2024’de en yüksek maliyet grubunu 203.95 liralık harcama gereksinimi ile meyve sebze grubu oluşturmaktadır. İkinci en yüksek maliyetli harcama grubu 183.5 liralık harcama gereksinimi ile süt ve süt ürünleri olmuştur. Et, tavuk ve balık grubu için yapılması gereken minimum harcama tutarı ise 134.7 liradır. Ekmek için yapılması gereken harcama tutarı günlük 57.11 liradır. Katı yağ ve sıvı yağ ise 35.3 lira masraf yapılması gereken ürün grubudur. Yumurta için 13.54, şeker, bal, reçel ve pekmez için ise 16.68 lira harcama yapılması gerekmektedir.

MEYVE VE SEBZE EN MALİYETLİ ÜRÜN GRUBU

Daha dar bir gruplandırmaya göre harcamalarda meyve ve sebze yüzde 29.1 ile ilk sıradayken, süt ve süt ürünleri grubununun payı yüzde 26.25'tir. Et, yumurta ve kurubaklagil grubunun payı ise yüzde 26.65 oldu. Ekmek, makarna vb. için pay yüzde 10.48, diğer gıda harcamalarının toplam içindeki payı ise yüzde 7.44 oldu.

AİLE BİREYİNE GÖRE HARCAMA GEREKSİNİMİ

Her bir aile ferdinin sağlıklı beslenmesi için gereksinim duyduğu gıda grubu ve alması gereken kalori miktarı farklılık göstermektedir. Örneğin tüketilmesi gereken ekmek miktarı kadın ve erkek açısından anlamlı düzeyde farklıdır. Süt ve süt ürünleri tüketiminde 10-18 yaş arasındaki bir gencin harcama gereksinimi, yetişkin erkek ve kadından fazlayken, yumurta 4-6 yaş grubu için daha önemlidir. 4-6 yaş arası bir çocuğun tüketmesi gereken yumurta miktarı yetişkinlerden fazladır.

 

ARAŞTIRMA YÖNTEMİ

Açlık ve yoksulluk sınırı BİSAM tarafından her ayın 15'inde kamuoyu ile paylaşılmaktadır. Araştırmada, BİSAM tarafından Sağlık Bakanlığı ve Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyabetik bölümünün hazırladığı Türkiye’ye Özgü Beslenme Kalıbı’nın, farklı kaynaklardan elde edilen verilerle değerlendirilerek yenilenmesi sonucunda elde edilen BİSAM beslenme kalıbı ile TÜİK harcama gruplarına göre endeks rakamları, TÜİK 2003 yıllı madde fiyatları dikkate alınmıştır. Ancak ekmek fiyatlarında referans değer İstanbul Halk Ekmek, sebze ve meyvede zincir market internet fiyatlarıdır. Meyve-Sebze fiyatı cari aya aittir.

Ağustos 2019 dönemi öncesinde madde grup ağırlıkları basit ortalama üzerinden hesaplanırken, bu dönem ile birlikte her madde grubu kendi içinde ağırlıklandırılmış ve dikkate alınan madde sayısı artırılmıştır (Rev 1). Mayıs 2020 döneminde ise, sebze ve meyvelerin mevsimsel olarak değişmesi ve bu durumun sonuçlarda fazla oynaklığa neden olması sebebi ile, meyve için ağırlıklandırma kaldırılmış, basit ortalama alınmaya başlanmıştır. Sebzelerde ise mevsimsel nedenlerle fiyatı yer almayan ürünler için sebzelerin ortalama fiyatı konulmuştur (Rev 2). Ağustos 2020'de hesaplamada küçük bir düzenleme yapılması gerekmiştir. Bu tarihten 2022 yılı Nisan ayına kadar veriler hayat pahalılığının yüksek seyrettiği İstanbul merkezli açıklanmıştır (Rev 3). 2022 Mayıs dönemine kadar elde edilen beslenme kalıbı her ay açıklanan TÜİK madde fiyatları ile değerlendirilerek, kişinin ihtiyacına göre yapması gereken gıda harcamasının tutarı tespit edilmekteydi. Ancak TÜİK'in madde fiyatlarını açıklamaktan vazgeçmesi ile birlikte, yöntem değişikliğine gidilmek zorunda kalınmıştır.

Buna göre TÜİK 2022 Nisan ayı madde fiyatları listesindeki ürünler için 2003 yılı ortalaması 100 alındıktan sonra, TÜİK Harcama Gruplarına Göre Endeks Rakamları, ilgili ürünlere uygun bir biçimde yansıtılmış ve her bir ürün grubu için açıklama yapılan ayın maliyetleri hesaplanmıştır. Temmuz ayından itibaren ise TÜİK endeksi ile piyasa fiyatları arasında anlamlı farkın olduğu gözlemlenen sebze-meyve ve ekmek fiyatları farklı kaynaklara dayandırılmıştır. Bunun için ekmek fiyatlarında İstanbul Halk Ekmek fiyatları, sebze-meyve için zincir market internet fiyatları dikkate alınmıştır. Meyve fiyatında meyveler 5 grupta değerlendirilmiş, ortalaması alınmıştır. Yeni revizyonlara göre geçmişe göre dönük hesaplama yapılabilir. Ancak farklı revizyonlarla yapılan hesaplar karşılaştırılabilir değildir. TÜİK verileri dikkate alınarak yaptığımız hesaplamada esas alınan kalori miktarları şunlardır:

4-6 yaş çocuk için 1963 kalori

15-18 yaş çocuk için 3244 kalori

Yetişkin bir erkek için 2953 kalori

Yetişkin bir kadın için 2658 kalori

4 Kişilik ailenin sağlıklı beslenmek için yapması gereken minimum aylık gıda harcaması AÇLIK SINIRI olarak belirlenmektedir. Bu verinin Hanehalkı tüketim harcamasına dağıtılması ile elde edilen veri ise bize YOKSULLUK SINIRINI vermektedir.

Yoksulluk sınırı hesaplanırken, TÜİK Hanehalkı Bütçe Anketi Tüketim Harcaması Araştırması 2016 yılı sonuçlarının, gelirden en düşük pay alan yüzde 20’lik kesiminin tüketim harcamaları dikkate alınmıştır. Tek başına yaşayan bir kişi için yoksulluk sınırı hesaplamasında ise TÜİK Hanehalkı Bütçe Anketi Tüketim Harcaması Araştırması 2016 yılı sonuçlarının tek kişilik hanehalkı tüketim harcamaları kalıbı dikkate alınmıştır. Hesaplamada erkek ve kadın açısından sağlıklı ve dengeli beslenmek için yapılması gereken günlük harcama tutarı ortalaması kullanılmıştır. Yetişkin erkek ve kadınlar için 18-50 yaş grubu, 10-18 yaş grubu için erkek çocuk dikkate alınmıştır.