Birleşik Metal-İş Sendikası, işçilerin insanca koşullarda çalışması ve yaşaması, meslek hastalıkları ve iş cinayetleri sonucu sağlıklarını ve hayatlarını yitirmemesi için işçi sağlığı ve iş güvenliği mücadelesini yükselterek sürdürecektir.
GÜNCEL
MESS üyesi olup 25 gündür grevde olan Schneider Elektrik’te, dün yapılan toplantı ile anlaşma sağlandı.
MESS’in daveti üzerine dün (6 Ocak 2025 Pazartesi) saat 10.30’da başlayan toplu iş sözleşmesi görüşmelerine; sendikamızın Genel Başkanı Özkan Atar, Genel Sekreteri Ali Çeltek, Manisa Şube ve Gebze 2 Nolu Şubelerimizin başkanları, sendikamızın uzmanı ile Schneider işletmesinin bütün sendika temsilcileri katıldı.
Görüşmede gelinen aşama heyetimiz tarafından ayrıntılı olarak değerlendirildi. İşyeri temsilcilerimiz İşyeri Komitesinin bütün üyelerini bilgilendirdi, İşyeri Komitemiz ise gelinen aşamayı üyelerimiz ile ayrıntılı olarak paylaştı. Bu değerlendirmeler sonrasında üyelerimizin de onayı ve memnuniyetiyle sözleşmenin imzalanması kararlaştırıldı.
MESS son olarak grev öncesi yüzde 40 ücret zammı teklif etmişti. Bugün yapılan görüşme sonucunda Schneider Elektrik’te toplu iş sözleşmesi şu şekilde bağıtlandı:
Ücret Zammı:
• Birinci 6 ayda; ortalamada ele geçecek ücret ve aylık ödemeler net 56.200 TL oldu.
• İkinci 6 ayda (2025 yılı 1 Mart tarihinde) ise ortalamada ele geçecek ücret ve aylık ödemeler net 71.150 TL olacak.
MESS’in 3 yıllık TİS dayatması ve esneklik içeren maddelerinin tümü geri çektirildi ve kazanılmış haklardan taviz verilmedi.
Haksız ve hukuksuz grev yasağına ve tüm zorluklara rağmen 25 gündür hakları için onurlu bir direniş sürdüren Schneider Elektrik işçileri, bu kararlı direnişleri ve mücadeleleri sonucunda haklarını aldılar.
Sözleşmemiz, başta Schneider Elektrik işçilerine olmak üzere, tüm metal işçilerine ve işçi sınıfına hayırlı olsun.
BİRLEŞİK METAL-İŞ SENDİKASI
GENEL YÖNETİM KURULU
Güncel Haberler
Diğer videolar
Bugün BirGün gazetesinin “İşçiyi Bile Bile Zehirlediler” başlıklı manşet haberi ile Tokat Çamlıbel’de bulunan Kılıç Ayakkabıcılık fabrikasındaki işçilerin çalışma koşulları gözler önüne serildi.
Bu fabrikada işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmadığı ve denetimlerin olmadığı koşullarda ölümüne çalıştırılan ve sonra da tek başına bırakılan işçiler, hayatta kalma mücadelesi veriyor. Sendikal örgütlülüğün ve sendikal denetimlerin de olmadığı bu işyerinde, işçilerin çalışırken aylarca yoğun kimyasala maruz bırakıldığı görülüyor.
Çalışma yaşamında işverenin sorumluluklarının çerçevesi net bir şekilde belirlenmiştir. İşçilerin anlattıklarından anlaşılıyor ki işveren daha fazla kâr hırsıyla, bilerek ve göz göre göre işçilerin hayatını hiçe saymış, işyerinde ne kaynağında önlem ne de mühendislik önlemlerini uygulamıştır. Daha da ötesi denetim sorumluluğu olan devlet, sorumluluğunu yerine getirmemiştir.
Sağlıklarını yitiren işçiler, tek başına uzadıkça uzayan yargı süreçlerinin içinde bir yandan adalet mücadelesi, diğer yandan hayatta kalma mücadelesini veriyorlar.
Türkiye’de meslek hastalığı tanı süreçlerinin uzunluğu, işçilerin mağduriyetlerini daha da artırıyor.
Bir an önce işçilerin yaşadıkları mağduriyet giderilmeli, yaşam kalitelerini artıracak rehabilitasyon süreçleri başlatılmalı ve işçilere en az yaşamlarını idame ettirecek düzeyde bir gelir sağlanmalıdır. Bugüne kadar sorumluluğunu yerine getirmeyen devletin, bu işçilerin insan onuruna yakışır bir yaşam sürmeleri için derhal harekete geçmesi gerekmektedir.
Birleşik Metal-İş Sendikası, işçilerin insanca koşullarda çalışması ve yaşaması, meslek hastalıkları ve iş cinayetleri sonucu sağlıklarını ve hayatlarını yitirmemesi için işçi sağlığı ve iş güvenliği mücadelesini yükselterek sürdürecektir.
Birleşik Metal-İş Sendikası
Genel Yönetim Kurulu